YAŞASIN SINIF DAYANIŞMASI.


Ermenek’e giden Somalı işçilere polis engeli.

Somalı maden işçilerinin, su baskını yaşanan madende 18 işçinin mahsur kalması üzerine dayanışma için Ermenek’e gitmeleri polis engeline takıldı.

Manisa Soma’da, dün yüzlerce işçinin ücret gaspına karşı başlattığı Ankara yürüyüşü, Ermenek’te bulunan bir madende 18 işçinin mahsur kalması üzerine ertelendi. Dün akşam saatlerinde yönlerini Karaman’a çeviren işçiler, Uşak’ta polis tarafından durduruldu. İşçileri taşıyan otobüs Uşak’ın girişinde çevrilirken, çevik kuvvet de yol üzerine barikat kurdu.


Somalı işçiler polisin dayatmasına tepki göstererek, Ermenek’e sınıf kardeşlerinin yanlarına gitmeye kararlı olduklarını söyledi. Polisin dayatmacı tutumunu sürdürmesi üzerine işçiler de polis engeli kalkana kadar şehir girişinde kalmaya karar verdiler.

Polis sabah saatlerine kadar bekleyen işçileri engellemeye devam etti ve işçilere dönmelerini söyledi. İşçiler, polisin keyfi söylemlerine karşı ‘yürümeyene ekmek yok’ diyerek cevap verdiler.


Polisin yolu açmasını bekleyen işçilere dayanışma ziyaretleri gerçekleşti. Eğitim Sen, işçilere simit getirerek destek olurken, daha sonra CHP Milletvekili Dilek Akagün ve Emek Gençliği işçileri ziyaret etti.

Ermenek’e gitmekte kararlı olduklarını söyleyen işçilerin bekleyişi sürüyor. Polisin Karaman Valisi’nden talimat aldığı ve ‘hiçbir eylemci grubun’ Karaman’a geçişine izin verilmeyeceği ifade edildi.

Saatlerce Ermenek'e gitmeleri engellenen Somalı madencilerin seçtikleri temsilciler Uşak Valisi ile görüştü. 130 işçi adına valiyle yapılan görüşmeden de sonuç alamayan işçiler Soma'ya geri dönme kararı aldılar.



BİR YOL-İŞ DELEGESİNİN KONUŞMASI ÜZERİNE



Bizlerin verdiği mücadelenin etkilerini görmeye başlamaktan son derece mutluyum.Yazdığımız yazıların içerisindeki fikirlerin yol-iş genel merkezinin yüzüne karşı söylenmesi ulaştığımız gücünde göstergesidir.Yol-iş Bursa şube delegesi Mehmet EDİRNELİ arkadaşımızın Bursa kongresinde yaptığı konuşma :



Saygıdeğer emekçi işçi

arkadaşlarım 26 /10 /2014

Başkanlık heyeti, emekçi dostu konuklar , değerli delegeler sizleri sevgi ve
saygıyla selamlıyorum. 
Sizlere seslenmek için bu olanağa
katkı koyanlarla, bu imkanı bana veren emekçi arkadaşlarıma ve sizlere
minnettarım. 

4yıl öncesi seçilen sendika yönetiminin her işyerinde
verdikleri sözlerin ne kadarı tutulup yerine getirildiği, ne kadarının
yapıldığını sizlerin takdirine sunuyorum. Yine 4yıl öncesi 2.skalda çalışan
karayolcu arkadaşlarıma teker teker hesap kitap yapıldı. Yapılan hesaplar
sonucunda ücretlerde iyileştirme olacak diye beklerken maalesef fiyaskoyla karşılaştık.Sadece seçimi
kazanabilmek için yapılan hesap olarak gördük.Şimdi sormak istiyorum 2.skalada
çalışanın maaşlarında düzelme oldumu?

Sendikal mücadelede esas olan
dayanışma, emek mücadelesi değilmi. Aynı işyerinde aynı işi yapan 1.sklada
çalışan arkadaşlarla 2.skalda çalışan arkadaşlar arasında maalesef ücretler
konusunda birbirlerine karşı kırıcı hareketler gözlemlendi.2.skalada çalışan
arkadaşların anayasanın eşit işe eşit ücret ilkesi mücadelerinde açtıkları
yerel iş mahkemelerindeki davalarında yalnız bırakılmışlardır. İşçilerinin
haklarını korumak ve geliştirmek sendikanın görevi olmasına rağmen görevini
yerine getirememiştir.2.skalada çalışan arkadaşlar için bugüne kadar neler
yaptınız bizlerde öğrenmek istiyoruz.Yine 4sene içinde taşaronlaştırma
politikaları sonucunda karayolları şube şeflikleri,ambarları,atelyelerinde
çalışan arkadaşlar atıl bir durumda,vaziyette tutularak iş verilmez duruma
sokuldular.Bunun sonucunda fazla mesai,arazi ücreti,yıpranma primleri
düşürülerek daha birçok hak kayıplarına uğratılmışlardır.Buda yetmezmiş gibi
bulundukları işyerlerinde başka işyerlerine atanma korkusuyla
şöför,operatör,gibi pozisyonlu çalışan arkadaşlar kendilerine önerilen bekçi
olarak çalışmaktadırlar. Taşeronlaştırma 1 yıldan 3 yıla çıkarıldı.Arkadaşlarım
hergün evlerine moralsiz, küskün,işveren baskısını hissederek
dönmektedirler.1.skala ve 2.skalada çalışanlarının hak kayıplarına sendika
tarafından seyirci kalınmıştır.
 
Karayollarında özelleştirme
yağmasını engellemek için,eşit işe eşit ücret insanca yaşamaya yeter asgari
ücret talebini yükseltmek için,karayolu işçilerini işsizliğe mahkum etmemek
için, karayollarında çalışan tüm işçilerin sendikal hak ve özgürlüklerden toplu
iş sözleşmesi haklarından yararlanması için,1.skala,2.skala,gazi,şehit yakını, engelli,
taşeron arkadaşların, eski yeni demeden herkesin olduğu, olmaya da hakkı
olduğunu bilen arkadaşlardan oluşan bir yönetim oluşturmak için, sendika
yönetimi tarafından atanan değil, işyerlerinde kurulacak 
-2-
sandıktan çıkan

işyeri baştemsilcisi ve temsilci arkadaşların olması için,2.skalada çalışan
arkadaşların sendika aidatlarının düşürülmesi için tüzük değişikliğinin
yapılması için,sendikaya hasta nakil aracının temininin takipçisi olmak
için,karayollarının makine ve araçlarının taşerona kiralık verilmemesi için,en
önemlisi sendika yönetimi olarak hiçbir üyeyi ötekileştirmeden herkesin birlik
beraberlik içinde huzurlu çalışma hayatı için aday oldum. 

Taşeronda çalışan
işçi arkadaşlarım bugüne kadar hep
umutla bekleyiş içinde kaldınız.Sizler için davalar açıldı davaların çoğu
sonuçlandı.Ya kadro ,yada tazminatlarınız denildi.Sizlerin gazını almak için
Yol-iş 1nolu şube başkanı tarafından her ilde yarı çıplak eylemler
yapıldı.Televizyonlarda oturumlar düzenlendi.Bu yapılanlar güzel
şeylerdi.Taşeronlar Ankara’ya götürüldü.keşke bu eylemler Ankara’da yapılsaydı.Neden
yapılmadığını halen düşünmekteyiz.Olan olduda sonunda bugüne kadar neler
yaşadık.

Sendikanın 2010 yılından
2013 yılına kadar kadro konusunda taşeron işçisi çalışan arkadaşlarımız
oyalandırılmıştır.40 aya yakın zamandır mahkeme kararlarının uygulanması için
hiçbir girişimde bulunulmaması gözlerden kaçmamıştır.
Sayın başkana sormak
istiyorum.Uygulanmayan mahkeme kararlarının anayasa mahkemesi ve ahime dava
açmak için girişimde bulundunuzmu?Alacak davaları için davalının icraya
verilmeyişinin nedeni nedir?Verdiyseniz tarihi ve ne aşamada olduğunu öğrenmek
istiyoruz.

Değerli
Arkadaşlarım,buradan genel merkez yöneticisi abilerimede seslenmek istiyorum.Ben
ve birçok arkadaşım isimlerinizi bile bilmiyoruz. Seçimden seçime değil her
zaman bizleri unutmamanızı istiyoruz.Bizlerden 3-5 liralık yılbaşı hediyelerini
çok görmeye başladınız.Bizlerin sendika aidatları her 6 ayda arttı.sizlerin
maaşlarıda arttı.Sizler ispanyada allı şallı başkanlar kurulu toplantısı
yaparken bizler kara kara sonumuzu düşündük.Sizlerin burada bizim sesimizi
duymanızı istiyorum.Genel merkez genel kurulunda 2.skalada çalışan
arkadaşlarımın sendika aidatlarının düşmesi için gerekeni yapacağınızı umutla
bekliyorum.ücretlerine azda olsa bir katkısı olacaktır.

Geç olmadan
uyanalım,içinizde pırıl pırıl genç emek ve emek davasını bilen arkadaşlar
var.Tercihinizi bu yönde kullanın.Göreceksiniz bir 4sene daha pişman
olmayacaksınız.Kimi seçerseniz seçin.İnanın bu yönetimden daha iyi hizmet
verecektir.

-3-
Değerli işçi ve delege arkadaşlarım;sendika
yönetiminde herkesin seçme seçilme hakkı olduğunu,herkesin sorununu her ortamda
konuşabilmesi,sendikada demokrasinin işlemesi için birlik ve beraberlik içinde
olmak zorundayız.Sizlere son sözler olarak söyleyeceğim uyanık olun,dirayetli
olun.Sizlere güveniyorum.Oy verecek vermeyecek tüm arkadaşlarım sağ olun var
olun.Bu arada kütahya’da Kütahya karayolları işçileri dayanışma ve yardımlaşma
derneği adı altında dernek kurma çalışmamız son aşamalarına gelmiş
bulunmaktadır.Tüm üye ve çalışanlarımıza hayırlı olsun.
Sizleri en derin saygı
ve sevgilerimle selamlıyorum.

Genel kurulumuzun işçi sınıfına seviye ve
mücadele gücü vermesini diliyorum.HOŞÇAKALIN , DOSTÇA KALIN.
MEHMET EDİRNELİ.

Yol-İş delege seçimlerinde sendikal bürokrasi parmağı


Yol-İş Sendikası Kayseri 1 No’lu Şube Genel Kurulu’na giderken önemli bir aşama daha geride kaldı. Genel kurul öncesinde, Karayolları 6. Bölge Müdürlüğü kapsamındaki işyerlerinde delege seçimleri tamamlandı.

Karayolları 6. Bölge’den öncü işçiler, sona eren delege seçimlerine ilişkin kaleme aldıkları değerlendirmede, seçimleri kazanmak için her türlü kirli yolu deneyen sendika bürokratlarının ayak oyunlarını teşhir etti. Öncü işçiler, şube genel kurulunda devrimci sınıf sendikacılığı bayrağını yükselteceklerini belirttiler.

Karayolları 6. Bölge’den öncü işçilerin, seçim sürecine ilişkin açıklaması şöyle:

Delege seçimlerinin gösterdikleri ve görevlerimiz!


Karayolları 6. Bölge Müdürlüğü kapsamındaki Yol-İş Kayseri 1 No’lu Şube yönetim organlarının seçiminin ilk raundu sona erdi. 8 işyerinde delege seçimleri yapıldı. Delege seçimleri sendika ağalarının utanmazlıkta sınır tanımadığı gerçeğinin kanıtı olarak kayıtlara geçti. Pınarbaşı seçimini kaybeden Yol-İş Kayseri 1 No’lu Şube Başkanı’nın imdadına Yol-İş Genel Merkezi yetişti. Genel Merkez delege seçimini iptal etti. İptalin ardından 21 Ekim’de seçim yapılmasını da, yetkisini aşan genel merkez yöneticileri aldılar.

Pınarbaşı 62. Şube Şefliği’nde 21 Ekim’de tekrar edilmesi kararlaştırılan seçimlere az bir zaman kala Pınarbaşı otobüs terminalinde polisin yaptığı baskında bir paket ele geçirildi. Ele geçirilen pakette, 62. Şube Şefliği’ne ait delege listesi, mühürlü oy pusulaları ve yüklü miktarda para bulundu. Adem Özokutan ve ekibi kirli bir araç olan rüşvet aracına sarıldı. Yakalanan kişi daha sonra serbest bırakıldı.

Seçimi kazanmak için her yol mübah...

 Seçimleri kazanmak için rüşvet silahına başvurmak sadece Adem Özokutan ve ekibiyle sınırlı bir tutum değildir. Sendikal bürokrasinin egemenliğini sürdürmede kullandığı araçlardan yalnızca biridir. Sendika aidatlarını diledikleri gibi kullanan sendika ağaları muazzam bir kaynağı denetimleri altında tutmaktadırlar. Bu aidatlarla gününü gün edenler sendika ağalarıdır. Sendika seçimleri öncesinde beş yıldızlı otellerde delegeleri ağırlayanlar da onlardır. Bunun seçimi kazanmak için delegelere verilmiş rüşvet olduğu aşikardır.

Yol-İş Kayseri 1 No’lu Şube yönetimi, tepeden tırnağa çürümüş olan Türk-İş’te boy veren anlayışın yeni bir örneğini sergilemişlerdir. Çürümüş olan anlayışa karşı mücadele eden her işçi nefesinin boğulması sendika ağaları için yaşamsal önemdedir. Yol-İş Kayseri 1 No’lu Şube’nin arkasında saf tutan genel merkez yönetimi hırsızlık, rüşvet ve hilekarlıkta şube yönetimini aşan kirli bir tutum içinde olduğunu bir defa daha kanıtlamıştır.

Yaşananlar karşısında alınan pes etme tutumu...

Pınarbaşı Şube’de çalışan ve muhalefet adaylarından biri olarak öne çıkan Atila Özmel yaşanan süreçle ilgili olarak yazılı bir açıklama yaptı. Atila Özmel yaptığı açıklamada şunları ifade etti:

“1 Ekim’de 11 oy farkla 6-0 kazandığımız Pınarbaşı seçimlerini ayak oyunlarıyla iptal eden ve delege seçtirmemekti 21 Ekim’de yenileme kararı alan Yol-İş sendikası Genel Merkezi’nin amacı beni. Tüm planlar bunun üzerine kuruluydu. Bu oyunları organize edenlerin figüranı olmamak için yenilenecek olan Pınarbaşı seçimini muhalif grup olarak boykot etme kararı aldık. Bu karar pes ettiğimiz anlamına gelmesin. Bizim daha önce İş Mahkemesi’ne açtığımız iptal kararının yok hükmünde sayılması davamız devam ediyor. 6356 sayılı İş Kanunu’nun 16/ 2 maddesi çok açıktır. Yapılan delege seçimlerinin iptal yetkisi iş mahkemelerindedir. Yol-İş Genel Merkezi yetkisinin dışında bir iptal kararı vermiştir. Bu da yargıdan dönecektir. Bize inanan, bizimle birlikte hareket eden arkadaşlar ben mücadeleden çekilmedim. Pes etmedim bu böyle biline… Ayrıca iktidarın listesinden delege seçilen arkadaşlara sesleniyorum. Yaşanan haksızlık ve hukuk tanımazlığı görüyorsunuz. Haksızlık karşısında susan dilsiz şeytandır”

Bu açıklamanın Yol-İş ağalarına derin bir nefes aldırdığını söylemek abartılı olmayacaktır. Hangi türden hileli yaklaşımlar sergilenirse sergilensin muhalefetin 11 oy farkla kazandığı seçimlerin yenilenmesi kararını eleştirmekten daha önemlisi seçimlere katılmak ve sendika ağalarının barikatına rağmen delege seçimlerini ikinci defa kazanmaktı. Bu, sendika ağalarına verilecek en önemli dersti.

Seçimde kullanılmak üzere Pınarbaşı işçilerine rüşvet olarak götürülen para sendika ağalarının içinde bulunduğu kirliliğin göstergesidir. Burada yapılması gereken ise işçilerin satılık olmadığını, delege seçimlerine katılarak pratikte göstermekti. Mahkemeye başvurmak elbetteki önemlidir. Ama asıl önemli olan yaşanan çirkeflik karşısında işçi tepkisini örgütlemekti. Bunu yapmadığınız sürece, “pes etmedim” demenizin pratik bir anlamı yoktur. Karayolu işçilerinin ana gövdesi tarafından seçimden çekilme, umudunu mahkemeye bağlama tutumu “pes etti” olarak algılanacaktır.

Dostlar acı söyler Atila Özmel! Pınarbaşı seçimleri iptal edildiği için delege seçimlerinden çekilme yaklaşımın kabul edilemez tutumlarından sadece biridir. Kabul edilmez olan tutumlarından ikincisi seçimi kazanmak için her yol mübah anlayışıyla hareket etmendir. Bunun doğal sonucu olarak yıllarca karayolu işçilerine ihanet etmiş olan Kayseri Yol-İş 1 No’lu Şube’de yer alan bir sendika ağasıyla işbirliği içinde olmayı içine sindirdin. Üçüncü yanlışın ise Yol-İş Genel Başkanı’nın Yol-İş Kayseri 2 No’lu Şube kongresinde yaptığı konuşmayı sayfana taşıman, yaşanan çürümenin en tepesindeki kimliği hoş göstermendir.  

Devrimci sınıf sendikacılığı rüzgarını genel kurula taşıyacağız!

Bu sendika seçiminde karayollarında yaşanan taşeron köleliği, özelleştirme saldırısına karşı “çözüm mücadelededir” diyen anlayışla, devlet kurumlarının kapısını çalarak, özelleştirme ve taşeronlaştırma boyun eğerek sendikacılık yapan uzlaşmacı anlayış karşı karşıya gelecektir.

Karayollarında özelleştirme yağmasını engellemek, eşit işe eşit ücret, insanca yaşamaya yeten asgari ücret talebini, tüm işçilerin sendikal hak ve özgürlüklerden, toplu sözleşme hakkından yararlanması, karayollarının makineleri, araçlarının müteahhitlere teslim edilmemesi, karayolu işçilerin işsizliğe mahkum edilmemesi, yapım ihalesi adı altında hizmet alımı yapan, müteahhit firmalarını ihya eden sömürü ve yağma düzenine dur demek, işyeri temsilcilerini atayan sendika ağalarının düzenini yıkmak, işyeri temsilcilerinin seçimle belirlenmesi, seçimlerde karayolu işçilerinin söz, yetki, karar sahibi olması, karayolu işçilerinin seçilme hakkını hiçe sayan tüzüğü değiştirmek, taşeron işçiliğin yasaklanmasını sağlamak, işçilerin birliği, halkların kardeşliğini için Yol-İş Kayseri 1 No’lu Şube Genel Kurulu’na devrimci sınıf mücadelesinin rüzgarını taşıyacağız.  

Güçlüyüz, zira karayolu işçilerinin her mücadele girişiminin öznesiydik. Sadece seçim dönemlerinde meydana çıkmadık. Seçimden sonra 4 yıl boyunca köşeye çekilmeyi reddettik.  Her gün, bulunduğumuz her yerde karayolu işçilerinin mücadele birliğini sağlamak için, birleşen karayolu işçilerin yenilmezliğini göstermek için bedel ödemeyi göze alarak mücadele ettik.

2004 yılında taşeron işçilerinin sendikaya üye olmalarının önünde hiçbir engel olmadığını anlatmak için Karayolları 6. Bölge işçileriyle Pınarbaşı’nda, Develi’de, Yozgat’ta ve tüm şubelerde toplantılar yapan bizlerdik.

Taşeron köleliğinin, özelleştirme saldırısının kıskacındaki karayolu işçilerinin mücadele birliği için mücadele bayrağını yükselten karayolu işçilerine önderlik edenler bizlerdik.

Ortak sorunlarımıza ortak çözümler bulmak için Kayseri’de ilk defa “Taşeron İşçiliğine Karşı Mücadele Sempozyumu”nu düzenlemek için harekete geçenler bizlerdik.

Karayolları 6. Bölge işçilerinin sesi olan, işçilerin hakları ve geleceği için birleştirmek, saldırılara karşı uyanık tutmak için iki yıldır aylık olarak çıkan “Karayolu İşçi Bülteni” adlı işçi gazetesine önderlik edenler bizlerdik.

İşverenle eş güdüm içinde çalışan, karayolu işçilerine yabancılaşmış olan, kendi ikballeri için, işçi sınıfının geleceğini karartan sendikamızda ağalık düzeni kuran sendika ağalarının saltanatını yıkmak için yönetime adayız! Yemede sonuncu, içmede sonuncu, fedakarlıkta birinci olmak, karayolu işçilerinin hakları ve geleceği için mücadele bayrağını dalgalandırmak, karayolu işçisinin gücünü göstermek boynumuzun borcudur.


Karayolları 6. Bölge’den Öncü İşçiler

 

  • E-Bülten

  • Hava Durumu

  • Müzik Yayını

    798047 Ziyaretçi